YARGITAY

DANISTAY

SAYISTAY

BÖLGE ADLIYE MAHKEMESI

ANAYASA MAHKEMESI

KURUL KARARLARI

YARGITAY

DANISTAY

SAYISTAY

BÖLGE ADLIYE MAHKEMESI

ANAYASA MAHKEMESI

KURUL KARARLARI

Satın alınan binada, protokolde belirtilen demirbaşların bulunmaması ve tadilatların tam yapılmamasına rağmen bedelin tam ödenmesinin, kamu zararına yol açacağı hk.

Karar Özeti

Yukarıda belirtilen hükümlere göre bir mal alınmadan veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması mümkün değildir. Dolayısıyla bahsi geçen protokol ekinde belirtilen 13 kalem tadilat/teslimat yapılmadan bunlara karşılık olarak belirlenen … TL’nin ödenmesi kamu zararı oluşturmaktadır. Kaldı ki, söz konusu alım 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Doğrudan Temin” başlıklı 22/e maddesine göre yapılmıştır ve bu maddeye göre sadece taşınmaz mal alımı yapılabilir. Binaya sonradan yaptırılacak tadilatlar ve malzeme teslimleri için bu madde kapsamında ödeme yapılması da mümkün değildir.

Karar

 

 

Kamu İdaresi Türü          Genel Bütçe Kapsamındaki İdareler       

 

Yılı         2011    

 

Dairesi  7           

 

 

Dosya No           45156  

 

Tutanak No        47188  

 

Tutanak Tarihi   5.2.2020            

 

Kararın Konusu İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar

 

 

Konu: Satın alınmamış mal veya hizmet için bedel ödenmesi

 

253 sayılı İlamın 1 inci maddesiyle; … … Bölge Müdürlüğü tarafından … Odasına ait taşınmazın 4734 sayılı Kanuna göre satın alınması, ancak binada bulunan kullanılmış demirbaşlar ile … tarafından yapılması taahhüt edilen ve yapılmayan tadilatlar için ödeme yapılması suretiyle oluşan toplam … TL kamu zararına zararının tahsiline ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

 

İlamda harcama yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan … (… Öğretim Üyesi) tarafından gönderilen temyiz dilekçesinde özetle:

 

1) Şahsıma yönelik olarak 253 sayılı ilamda yer verilen kamu zararına sebep olmak ithamını kabul etmemin mümkün olmadığını, Doktoralı bir öğretim elemanı olarak … Bölge Müdürlüğü görevinde sadece kamuya faydalı olmaya çalıştığını,

 

2) Görevini asla kötüye kullanmadığını, hiçbir zaman böyle bir kasıt taşımadığını, İlamın konusu olan binanın satın alma süreci bir bütün olarak incelendiğinde, dönemin en etkili yerel ve ulusal siyasi aktörleri ve bürokratlarının bu satın alma işleminde rol aldıklarının, etkili olduklarının, süreci yönlendirdiklerinin ve hızlandırdıklarının görüleceği, Kendisinin rolünün sadece … Bölge Müdürlüğü adına bina talebinde bulunmak ve resmi evrakı imzalamaktan ibaret olduğu, İlama konu binanın kendisinin şahsi talebi değil, … Başkanlığının talebi olduğu,

 

Bir kamu binasının alımının, salt harcama yetkilisinin imzası ile gerçekleşemeyeceği, İzin ve değer takdiri aşamalarından, uygunluk kontrolü ve ödeme aşamalarına kadar pek çok uzman personelin ve saygın kurumun denetim ve onayının gerektiği, Nitekim somut olayda da, bina alımı konusu/sürecinin, … Başkanlığı, …, … Bakanlığı, … Müsteşar Yardımcılığı gibi kurumların inceleme ve onayından geçtiği ve bu kurumlar tarafından mevzuata aykırılık dile getirilmemiş olduğu, Bütün bu sürecin neredeyse bir ay gibi kısa bir sürede tamamlandığı,

 

3) Görevimi kötüye kullanma ve devletimi zarara uğratmak gibi bir niyeti asla olmadığını, Binanın değer tespiti için … Bayındırlık İl Müdürlüğüne resmi dilekçe yazdığını, … Bölge Müdürlüğünün bina için talep ettiği büyük onarım bedelini değer tespit raporuna ayrı bir kalem olarak yazdırdığını, Ayrıca Bölge Müdürlüğü görevinden ayrıldıktan kısa süre sonra … Bölge Müdürlüğüne; bina devir işlemlerinin gerçekleşmemesi ihtimalinde satış sözleşmesinde ayrı bir kalem olarak yer alan … TL'nin devletin hâzinesine iadesinin sağlanması gerektiği konulu bir resmi dilekçe yazdığını,

 

Bu satın alma işlemi nedeniyle bir sorumlu aranacaksa; bu sorumlunun öncelikle Bayındırlık İl Müdürlüğü nezdinde değer tespit komisyonu kurulmasını kabul etmeyen … Odasında aranması gerektiği,

 

Sonra, … Odasının satıcı konumunda olduğu bir ilişkide değer tespit komisyonu üyeliğine kendi adını yazdıran … Odası Genel Sekreteri …'de aranması gerektiği, Öyle ki, değer tespit raporunda yer alan tutarın yüksek olduğunu …’ye söylediğinde: "… Bakanlığı bu miktarı %30-%40 oranında kırpar, biz onun için biraz yüksek gösterdik" şeklinde cevap aldığı,

 

Sonra, binanın satın alma süreci henüz yeni başlamışken Ankara'daki … Bölge Müdürleri Koordinasyon toplantısında … Başkan Yardımcısı …’a "Sayın Başkanım bu bina işi çok hızlı yürüyor, bina eski, bir depreme dayanıklılık testi yapalım mı” diye sorduğunda: "Bu iş bitti artık, çok geç kaldın” diyen … Başkan Yardımcısı …'da aranması gerektiği,

 

Sonra, bütün süreç bilgi ve denetimleri dahilinde yürüdüğü halde, hiçbir uyarı ve ikaz işlemi yapmayan … Başkanlığında aranması gerektiği,

 

4) İlama konu olan bina satın alma sürecinde kendisi dışında farklı kamu kurumlarından kişilerin de görev ve sorumluluk alanına girdiği, bu kişilerin de bilgisi dahilinde bu taşınmazın satın alındığı,

 

Bu siyasi ağırlığın baskısı ile bir ay gibi kısa bir sürede tamamlanan bir satın alma işlemi nedeniyle sadece bölge müdürünü sorumlu göstermenin adalet ve hakkaniyet ile bağdaşmayacağı,

 

5) Eğer Değer Tespit Komisyonu bina için … TL değil, … TL, … TL gibi bir takdirde bulunsaydı, bu miktarın olduğu gibi onaylanıp satış işleminin yine gerçekleştirilmiş olacağı, Hatta değer tespit komisyonunun bina değeri için ayrı ayrı kalem değil de tek kalem yazmış olsaydı, yani sadece tek kalem … TL veya … TL yazsaydı böyle bir problemin ortaya çıkmayacağı ve satış işleminin yine gerçekleşmiş olacağı,

 

6) Bölge Müdürü olarak kendisinin böyle büyük bir alışverişi yapacak gücünün hiçbir zaman olmadığı, Bir kamu zararı varsa bu zararı karşılayacak gücü de olmadığı,

 

İfade edilerek, 253 sayılı ilamla … TL’lik kamu zararının tahsiline yönelik verilen hükmün kaldırılmasını arz edilmiştir.

 

 

 

Başsavcılık mütalaasında;

 

Harcama yetkilisi …’ın temyiz başvurusu üzerine hazırlanan Başsavcılık mütalaasında:

 

“… Kurumu 2011 yılı idare hesabının 7. Dairece Yargılanması sonucu çıkarılan 253 sayılı ilamın 1. Maddesinde yer alan tazmin hükmünü Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz eden …’ın ilgi yazınız ekinde gönderilen dilekçesi ve ekleri incelendi.

 

İlgili dilekçesinde özetle: “Gerçekleştirme görevlisi olarak 5018 sayılı Kanunun 32. Maddesinin kendisine yüklediği sorumlulukların tamamını yerine getirdiğini görevini kötüye kullanmadığını alım işinde başka unsurların etkili olduğunu dolayısıyla yapılan harcamalardan kendisine sorumlu tutulmasının yasal olmadığını ileri sürerek tazmin hükmünün kaldırılmasını ” istemektedir.

 

5018 sayılı Kanunun 32. Maddesinde: “Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.

 

Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” demektedir.

 

Diğer taraftan Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007/5189-1 sayılı Kararının “sorumlular” başlıklı 3 üncü bölümünde, harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumlulukları açıklanmış olup; ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilmiş gerçekleştirme görevlilerinin düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiştir. Madde hükmünün tetkikinden de anlaşılacağı üzere, … Kurumu Bölge Müdürlüğü tarafından … Odasına ait … ilçesi … Mahallesinde bulunan … ada … parsel numaralı ... pay hisseli taşınmasın 4734 sayılı Kanunun 22/e. Maddesine göre satın alınması ancak bu hükme aykırı olarak binada bulunan kullanılmış demirbaşlar ile … tarafından yapılması taahhüt edilen ve bu güne kadar yapılmayan tadilat için ödeme yapılması sonucu neden olunan …-TL Kamu Zararından Harcama Yetkilisi olarak iddia sahibinin sorumlu olması yasaldır.

 

Ayrıca sorumlu tarafından ileri sürülen sorumluluk yönündeki itirazlar ilamda değerlendirilerek karşılandığı görülmüştür.

 

Bu durumda tazmin hükmünün tasdikine hükmedilmesi uygun olur görüşündeyim.

 

Arz ederim” denilmiştir.

 

İlamda gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan … (İdari ve Mali İşler Şube Müdürü) tarafından gönderilen temyiz dilekçesinde özetle:

 

253 no.lu ilamda özetle … Bölge Müdürlüğü için alınan bina için hazırlanan raporlar çerçevesinde toplam … TL. kamu zararının ilgili kişilere ödettirilmesine, konunun tekrar araştırılmak üzere … Bakanlığına yazılmasına karar verilmiş olduğu,

 

Söz konusu binanın, tüm kurum ve kuruluşlar üzerinde ağırlığı olan … Odasına ait olduğu,

 

Bu bina alımına ilişkin satın alma kararının; başta siyasi irade olmak üzere … Bakanlığı Makamı (satın alma tarihinde … Başkanlığının Bağlı bulunduğu Bakanlık), … Bakanlık Makamı, … Başkanlık Makamınca alınmış olduğu,

 

Yukarıda sayılan makamların bu binanın satın alınmasına ilişkin muvafakati, uygun görüşü, onayı, oluru olmadan, bu kadar yüksek miktarda (yaklaşık …TL.) ödeneğin tahsis edilmesinin, sadece harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin kararıyla bu yüksek miktarda ödeneğin harcanmasının, sarf edilmesinin mümkün olmadığı,

 

Ayrıca bu kadar yüksek makamların kararına bir gerçekleştirme görevlisinin karşı çıkmasının mümkün olmadığı,

 

Yukarıda sayılan makam yetkililerinin ve ekspertiz raporunu hazırlayan komisyon üyelerinin, … TL kamu zararının oluşmasında hata ve kusurlarının bulunduğu, Bu hata ve kusurun sadece harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisine ait olmadığı,

 

Sayıştay yargılamasında, bu satın almaya dahil olan diğer makam ve kişilerin ifadelerine bile başvurulmamış olmasının, kusur ve hatanın sadece iki kişide aranmasının hakkaniyete uygun olmadığı,

 

Bu ifadelerin, yargılamanın Daire aşamasında vermiş olduğu savunmasıyla birlikte değerlendirilmesini, Yargılamanın Daire aşamasında verdiği savunmada aşağıdaki hususların yer aldığı,

 

İlgi yazılarda özetle … Bölge Müdürlüğü için alman bina için hazırlanan raporlar çerçevesinde toplam … TL. kamu zararı oluşmasına neden olunmasının açıklanması istendiği, Anılan tarihte kendisinin … Bölge Müdürlüğünde İdari ve Mali İşler Şube Müdürü olarak görev yapmakta olduğu, Bu görev nedeniyle söz konusu alımda “Gerçekleştirme Görevlisi” sıfatı ile sorumlu bulunduğu,

 

Kamu Kurumlarında gerçekleştirme görevlisi olarak görev yapanların 5018 sayılı Kanun ve Sayıştay kararı çerçevesinde görev ve sorumluluklarının neler olduğunun özetle aşağıda olduğu,

 

5018 sayılı Kanunun 33'üncü maddesi uyarınca bütçeden gider yapılabilmesi için

 

-İş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması gerektiği,

 

-Ayrıca yapılan alımlara ilişkin gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmesi gerektiği,

 

-Gerçekleştirme Görevlilerince hazırlanan belgelerin Harcama Yetkilisince onaylanması ve bunun devamında yapılan alımlara ilişkin işi yapan kişi veya firmalara ödeme yapılması ile harcama sürecinin tamamlandığı,

 

-Harcama sürecinde gerçekleştirme görevlilerinin görevlerinin harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesi ile başladığı,

 

Harcama sürecinde görev alan gerçekleştirme görevlilerinin görevlerinin

 

*İlgili işin yaptırılması

 

*Mal veya hizmetin alınması

 

*Teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması

 

*Belgelendirilmesi

 

*Ödeme için gerekli belgelerin hazırlanmasından ibaret olduğu,

 

Görüleceği üzere kendisinin gerçekleştirme görevlisi sıfatı ile, alınacak binanın tespitinde, alınacak binanın fiyatının belirlenmesinde, içindeki demirbaş malzeme ve diğer özellikler kapsamında bulunan makine, ekipman, tamir tadil gibi hususların tespit ve fiyatlandırılmasında hiçbir görev, yetki yada sorumluluk sahibi olmadığı, Kendisinin görevinin ödeme sürecinde başladığı,

 

Binanın belirlenmesi ve fiyatlandırılması sürecinin Bölge Müdürü ve … Odası arasında görüşüldüğü, … Odasının kurduğu bir komisyonun fiyatı belirlediği, Bu fiyatın Bölge Müdürü tarafından Başkanlığa sunuldu, Başkanlığın, Destek Hizmetleri Daire Başkanını … iline göndererek gerekli incelemeyi yaptırdığı ve olumlu görüş üzerine bunu kabul ederek yedek ödenekten ödenek gönderildiği,

 

Bu sürecin; Bölge Müdürünün teklifi, Başkan ve Bakanlığın kararları ile gerçekleşen bir süreç olduğu,

 

Bu sürecin başından sonuna kadar gerçekleştirme görevlisi olarak kendisinin herhangi bir yetki yada sorumluluğunun bulunmadığı,

 

Bölge Müdürü ve … Odası yetkililerinin binanın alımı konusunda anlaşıp kurdukları komisyon aracılığı ile fiyat belirlenerek bunun Başkanlığa sunulduğu, Başkanlığın olumlu bakması üzerine bu binanın alımına karar verildiği, Ödenek gönderildiği,

 

Kendisinin gönderilen ödeneği ödeme belgelerine bağlayıp ödemekten ibaret görev ve ödevini bihakkın yerine getirdiği, Kendisinin ödeme belgelerine gerekli olan tüm protokol, tapu kayıtları, ekspertiz raporu, tadilat protokolü, binanın boşaltılıp teslimine ilişkin protokol ve gerekli her evrakı eklediği, Ödeme sürecinde kendisinin hangi eylem yada işlemiyle “kamu zararı”na neden olduğunu, hangi ödevini ihmal ettiğini, hangi görevinii aksattığını ve ne yapması gerekip da yapmadığını anlayamadığı, Örneğin “ Hayır ödemiyorum” yada “ Bu bina bu kadar etmez” gibi bir görevi mi olduğu düşünülerek sorumlu tutulduğunu anlamadığı, Ya da olmayan teknik bilgisiyle gidip binayı incelemesi mi beklendiğini anlayamadığı,

 

Özetle; gerçekte bir kamu zararının olup olmadığı konusunda bilgi sahibi olmadığı gibi böyle bir donanımının da bulunmadığı,

 

Eğer esasen daha ucuza alınabilecek bir bina pahalı alınmış ise bu durumda bu alıma karar veren Ankara' dan gelip gerekli denetimi yaptıktan sonra onay veren, alıma karar vererek ödenek çıkaran kişilerin sorumluğundan bahsedilmesi gerektiği,

 

Ancak gönderilen ödeneği gerekli belgeler karşılığında satıcıya ödemekle mükellef gerçekleştirme görevlisi olarak kendisinin ilama konu uygulamada herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının açık olduğu, Gerçekleştirme görevlisi olarak satın alınma sürecine bir etkisin ya da katkısının olmadığı bir satın almadan sorumlu tutulmasının hakkaniyete uygun olmadığı,

 

Hakkındaki ithamı şiddetle reddettiğini, kabul etmediğini,

 

Arz etmiştir.

 

 

 

Başsavcılık mütalaasında;

 

Gerçekleştirme görevlisi …’un temyiz başvurusu üzerine hazırlanan Başsavcılık mütalaasında:

 

“… Kurumu 2011 yılı idare hesabının 7. Dairece Yargılanması sonucu çıkarılan 253 sayılı ilamın 1. Maddesinde yer alan tazmin hükmünü Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla temyiz eden …’un ilgi yazınız ekinde gönderilen dilekçesi incelendi.

 

İlgili dilekçesinde özetle: “Gerçekleştirme görevlisi olarak 5018 sayılı Kanunun 33. Maddesinin kendisine yüklediği sorumlulukların tamamını yerine getirdiğini dolayısıyla yapılan harcamalardan kendisine sorumlu tutulmasının yasal olmadığını ileri sürerek tazmin hükmünün kaldırılmasını ” istemektedir.

 

5018 sayılı Kanunun 33. Maddesinde: “ Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik son cümle: 22/12/2005- 5436/10 md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.

 

Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.

 

Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.” demektedir.

 

Diğer taraftan Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007/5189-1 sayılı Kararının “sorumlular” başlıklı 3 üncü bölümünde, harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumlulukları açıklanmış olup; ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilmiş gerçekleştirme görevlilerinin düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiştir. Madde hükmünün tetkikinden de anlaşılacağı üzere, … Kurumu Bölge Müdürlüğü tarafından … Odasına ait … İlçesi … Mahallesinde bulunan … ada … parsel numaralı ... pay hisseli taşınmasın 4734 sayılı Kanunun 22/e. Maddesine göre satın alınması ancak bu hükme aykırı olarak binada bulunan kullanılmış demirbaşlar ile … tarafından yapılması taahhüt edilen ve bu güne kadar yapılmayan tadilat için ödeme yapılması sonucu neden olunan …- TL. Kamu Zararından gerçekleştirme görevlisi olarak iddia sahibinin sorumlu olması yasaldır.

 

Ayrıca sorumlu tarafından ileri sürülen sorumluluk yönündeki itirazlar ilamda değerlendirilerek karşılandığı görülmüştür.

 

Bu durumda tazmin hükmünün tasdikine hükmedilmesi uygun olur görüşündeyim.

 

Arz ederim” denilmektedir.

 

İlamda harcama yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan … (… öğretim üyesi) ile gerçekleştirme görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan … (idari ve Mali İşler Şube Müdürü)’un katıldığı duruşma sırasında; bu kişiler tarafından temyiz dilekçelerinde belirtilen hususlar tekrar edilmiş, … tarafından, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... karar sayılı ilamı, … Bölge Adliye Mahkemesinin ... karar sayılı ilamı ve … tarafından hazırlanmış olan … Bakanlığı tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine konunun Yargıtay’da inceleme aşamasında olduğunu belirten yazı duruşma sırasında Temyiz Kurulu Başkanlığına sunulmuş ve ilamda yer alan tazmin hükmünün kaldırılması talepleri yinelenmiştir.

 

Savcının duruşma sırasında arz ettiği mütalaası;

 

“İlama konu uygulamada taşınmazın 4734 sayılı Kanunun 22/e maddesi kapsamında satın alınmış olması mevzuata uygundur.

 

Dilekçelerden ve duruşma sırasında yapılan açıklamalardan, taşınmazın satın alınması süreci içerisinde yoğun bir telefon ve yazışma trafiği yaşandığı anlaşılmıştır.

 

İlama konu olayın çözümlenmesinde Devlet memurunun sorumluluğu ve buna ilişkin 657 sayılı Kanunda yer alan hükümlerden hareket edilmelidir. 657 sayılı Kanunun “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” kenar başlıklı 11 inci maddesi:

 

“Devlet memurları kanun ve diğer mevzuatta belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.

 

Devlet memuru amirinden aldığı emri, Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Amir emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmağa mecburdur. Ancak emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene aittir.

 

Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz. …” hükümlerini içermektedir.

 

Buna göre, taşınmazın satın alınması sürecinde gerekirse kanuna aykırı olan emre itiraz edilmeliydi. Ancak sorumlular tarafından hiçbir itiraz yapılmadığı görülmektedir.

 

Ekspertiz raporunda, değere dahil edilmemesi gereken unsurların değere dahil edildiği görülmektedir.

 

… Bölge Müdürlüğü Devlet Harcama Belgeleri Yönetmeliğine tabidir. Taşınmaz satın alınması işinde Bölge Müdürlüğü tarafından DHBY kapsamında hazırlanması ve ödeme emri belgesine eklenmesi gereken belgelere bakılmalıydı. Bu kapsamda, ödeme emri belgesine eklenmesi gereken belge ekspertiz raporu değil, piyasa fiyat araştırması tutanağıdır.

 

Dolayısıyla, ilama konu olayda oluşan kamu zararı konusunda harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi sorumludur.

 

Bununla birlikte, sorumluluk konusunun daha geniş araştırılması bakımından 253 sayılı İlamda talep edildiği üzere … Bakanlığı tarafından yapılacak inceleme ve/veya soruşturmanın sonucunun beklenmesi gerektiği düşünülmektedir.

 

Ayrıca, ödeme emri belgesi ekinde ekspertiz raporu değil, piyasa fiyat araştırması tutanağı yer alması sebebiyle, muhasebe yetkilisinin de sorumluluğa dahil edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.”

 

Şeklindedir.

 

Duruşma talebinde bulunan sorumlular harcama yetkilisi … ve gerçekleştirme görevlisi … ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

 

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

 

İlamda tazmin hükmü; … Bölge Müdürlüğü tarafından … Odasına ait taşınmazın 4734 sayılı Kanunun 22/e maddesine göre satın alınması işleminde, binada bulunan kullanılmış demirbaşlar ile … tarafından yapılması taahhüt edilen ve yapılmayan tadilatlar için ödeme yapılması neticesinde toplam … TL kamu zararına sebep olunduğu gerekçesiyle verilmiştir.

 

… Bölge Müdürlüğü tarafından … Odası'na (…) ait taşınmazın, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22/e maddesine göre ... tarihinde hizmet binası olarak satın alındığı ve kıymet takdir raporunda arazi, arsa inşaat ve bina için toplam … TL değer saptandığı ayrıca “diğer özellikler” adı altında … TL olmak üzere toplam … TL ödeme yapıldığı görülmüştür.

 

Söz konusu binanın aliminin dayanağı olarak gösterilen 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Doğrudan Temin” başlıklı 22/e maddesinde “idarelerin ihtiyacına uygun taşınmaz mal alımı veya kiralanması" düzenlenmiştir. Taşınmazın alımına ilişkin belgeler incelendiğinde ise; ... tarihli … Odası, … Odası ve … Belediyesinden katılan görevlilerden oluşan 3 kişilik komisyonun hazırladığı “Ekspertiz Raporu" ile;

 

1. Arazi veya arsa … TL

 

2. İnşaat ve Bina … TL

 

3. Diğer Özellikler … TL

 

TOPLAM … TL gayrimenkul fiyat değerlendirmesi yapıldığı,

 

Ancak “3. Diğer Özellikler” başlığı altında belirtilen … TL’nin hangi kalemlerden oluştuğu ve içeriği konusunda herhangi bir açıklayıcı belge ve bilgi bulunmadığı görülmüştür.

 

… Bölge Müdürlüğü ile …, binanın satışı için anlaştıktan sonra, taşınmazın satış şartlarını düzenleyen ... tarihinde taraflar arasında imzalanan Satış ve Teslim Protokolünde; satış ve tapu devrini müteakip …’ nun, … tarafından Protokol ekinde belirtilen ve 13 kalemden oluşan tamir ve tadilatları yapacağı, binanın mütemmim cüzü olan malzeme, makine, teçhizat, mobilya vb. demirbaşları …’e belge karşılığı teslim edeceği, bu işler ve teslimler için …’in …’ya hiçbir bedel ödemeyeceği, bağış belgesi karşılığında …’dan devralacağı düzenlenmiştir.

 

Protokol ekinde yer alan ve 13 kalemden oluşan genel talepler şunlardır.

 

• Gerekli duvar tadilatları krokide belirtildiği gibi yapılacak

 

• Yıpranmış zeminler laminant veya seramik fayans ile değiştirilecek

 

• Tüm duvar ve tavanla boyanacak

 

• Katlarda mevcut bölmeler ihtiyaca göre artıtılacak

 

• Her çalışma ofisinde ihtiyaç kadar bir adet dörtlü çalışma grubu veya bir adet tekli masa atılacak

 

• İnternet bağlantılarının güç kaynağından desteklenebilmesi için kablolama elden geçirilecek

 

• Her ofiste kişi sayısı kadar ofis boyunda evrak ve elbise dolabı olacak

 

• Kliması olmayan kat ve odalara klima düşünülecek

 

• Büyük toplantı salonunun masaları kaldırılıp koltuk kapasitesi artırılacak

 

• Güncel istatistiklerin sürekli yayınlanması için binaya enlemesine 10-15 metre uzunluğunda, 1 metre yüksekliğinde kayan yazı sistemi takılacak

 

• Mutfakta yemek pişirilmesi ve servisi için gerekli araç ve gereçler olacak(mutfak tezgahı, fırınlı ocak, soğutucu gibi...)

 

• Yemekhanede 20-25 tane dörder kişilik masa ve sandalye olacak

 

Yukarıda açıklanan Protokole göre; taşınırlar için bedel ödenmeyeceği ve bağış belgesiyle devredileceğinin öngörüldüğü, Ekspertiz Raporunda belirtilen “Diğer Özellikler” kaleminin, protokolde belirtilen ve alış fiyatı içinde ödemesi yapılan protokol ekinde bulunan “Genel Talepler” başlıklı …’dan yapılması istenen 13 adet tadilat/teslimat için yapılacak ödeme olduğu görülmektedir.

 

Yapılan incelemede; söz konusu binanın satın alındığı tarihten itibaren bugüne kadar kullanılmadığı, protokolde belirtilen ve alış fiyatı içinde ödemesi yapılan protokol ekinde bulunan “Genel Talepler” başlıklı yapılması istenen 13 adet tadilatın da yapılmadığı ancak buna karşılık olarak belirlenen … TL’lik tutarın peşinen ödendiği, öte yandan bağış karşılığı bedelsiz olarak teslim alınan demirbaşların da bugüne kadar kullanılmadığı ve şu an içinde atıl vaziyette kullanılamaz durumda olduğu anlaşılmıştır.

 

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde; “h) Kamu gideri: Kanunlarına dayanılarak yaptırılan iş, alınan mal ve hizmet bedelleri, sosyal güvenlik katkı payları, iç ve dış borç faizleri, borçlanma genel giderleri, borçlanma araçlarının iskontolu satışından doğan farklar, ekonomik, mali ve sosyal transferler, verilen bağış ve yardımlar ile diğer giderleri … ifade eder.”

 

Aynı Kanunun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde; “Kamu zararı, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.

 

Kamu zararının belirlenmesinde;

 

(...)

 

b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,

 

(...)

 

Esas alınır." Denilmektedir.

 

Yukarıda belirtilen hükümlere göre bir mal alınmadan veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması mümkün değildir. Dolayısıyla bahsi geçen protokol ekinde belirtilen 13 kalem tadilat/teslimat yapılmadan bunlara karşılık olarak belirlenen … TL’nin ödenmesi kamu zararı oluşturmaktadır. Kaldı ki, söz konusu alım 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Doğrudan Temin” başlıklı 22/e maddesine göre yapılmıştır ve bu maddeye göre sadece taşınmaz mal alımı yapılabilir. Binaya sonradan yaptırılacak tadilatlar ve malzeme teslimleri için bu madde kapsamında ödeme yapılması da mümkün değildir.

 

Ayrıca, Kamu ihale genel tebliğinin 22.1.1.4. bendinde “Diğer taraftan 22 nci maddeye göre ihtiyaçların karşılanmasında onay belgesi düzenlenmesi, onayı takiben ihale yetkilisince görevlendirilen kişi veya kişiler tarafından piyasada fiyat araştırması yapılması ve buna ilişkin belgelerin dayanakları ile birlikte onay belgesine eklenmesi zorunludur. İdarelerce gerekli görülmesi halinde, fiyat araştırmaları, ilgili İhale Uygulama Yönetmeliklerinde yaklaşık maliyetin belirlenmesine ilişkin esas ve usuller çerçevesinde yapılabilir." Denilmektedir. Yapılan incelemeden ve harcama yetkilisinin duruşma esnasındaki beyanından da, söz konusu alımda piyasa fiyat araştırması yapılması için ihale yetkilisince bir görevlendirme yapılmadığı, alımın bu yönüyle de usulsüz olduğu değerlendirilmiştir.

 

Öte yandan, gerçekleştirme görevlisi söz konusu işlemde sorumluluğunun olmadığını iddia etmişse de; 14.06.2007 tarihli 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul kararında, “...

 

5018 sayılı Kanunun 33’üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca ödeme emri belgesi, harcama yetkilisi tarafından belirlenen bir görevli tarafından düzenlenecektir.

 

Ödeme emri belgesi tek başına mali bir işlem sayılmamakla birlikte taahhüt ve tahakkuk aşamalarından sonra ödeme aşamasına geçilmesine esas teşkil etmektedir.

 

31.12.2005 tarihli ve 26040 sayılı 3. mükerrer Resmî Gazete ’de yayımlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esasların 12 ve 13’üncü maddelerinde ödeme emri belgesi düzenleme görevi, ön mali kontrol kapsamında ele alınmakta ve “kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür ” şerhi çerçevesinde değerlendirilmektedir.

 

Aynı esaslarda belirtildiği üzere, harcama yetkilileri, yardımcıları veya hiyerarşik olarak kendisine en yakın üst kademe yöneticileri arasından bir veya daha fazla sayıda gerçekleştirme görevlisini ödeme emri belgesi düzenlemekle görevlendirecek, ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri de, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol yapacaklardır. Bu nedenle ödeme emri belgesini düzenleyen gerçekleştirme görevlisinin yaptığı işlemler nedeniyle sorumluluk üstlenmesi tabiidir.

 

Ayrıca, harcama birimlerinde süreç kontrolü yapılarak her bir işlem daha önceki işlemlerin kontrolünü içerecek şekilde tasarlanıp uygulanacak, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanlar, yapacakları işlemden önceki işlemleri de kontrol edeceklerdir. Bu bağlamda ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri de, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol yaparak, ödeme emri belgesi üzerine “Kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür’’ şerhi düşüp imzalayacaklardır. Bu nedenle ödeme emri belgesini düzenleyen görevli, gerçekleştirme belgelerinin ödeme emri belgesine doğru aktarılması yanında, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan da sorumludur...” denilmektedir.

 

Ayrıca, taşınmazın satın alınmasında ödemenin gerçekleştirilmesinin yapıldığı ... tarih ve … sayılı ödeme emri belgesi ve ekleri incelendiğinde, taşınmazın 4734 sayılı Kanunun 22/e maddesi kapsamında alınmasına yönelik ve Şube Müdürü … tarafından imzalanmış olan “Yukarıda belirtilen malın ve hizmetin alınması için ihaleye çıkılması hususunu olurlarınıza arz ederim” içerikli onay belgesi ... tarihli iken, taşınmaza ait gayrimenkul fiyat değerlendirmesi konulu ekspertiz raporunun ... tarihli, taşınmaza ait satış ve teslim protokolünün ... tarihli olduğu görülmektedir. Bu onay belgesinin “olur” kısmının Bölge Müdürü … tarafından ... tarihinde imzalanmış olduğu da görülmektedir.

 

5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararında açıklandığı üzere ve giderin gerçekleştirilmesiyle ilgili ödeme emri belgesi ve eklerinin incelenmesinde görüldüğü üzere, mevzuata uygun olmayan söz konusu ödemenin yapılmasında harcama yetkilisiyle birlikte gerçekleştirme görevlisi de sorumludur.

 

Ayrıca, duruşma sırasında sorumlu … tarafından Kurul Başkanlığına sunulan … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... karar sayılı ilamı, … Bölge Adliye Mahkemesinin ... karar sayılı ilamı ve … tarafından …’a hitaben hazırlanmış olan … Bakanlığı tarafından yapılan temyiz başvuruş üzerine konunun Yargıtay’da inceleme aşamasında olduğunu belirten ... tarih ve ... sayılı yazı Kurul Başkanlığı tarafından incelenmesi neticesinde, ... karar sayılı Bölge Adliye Mahkemesi ilamının sorumlunun Daire aşamasındaki savunmasının ekinde zaten yer almakta olduğu, ... karar sayılı Asliye Hukuk Mahkemesi kararı hakkında ise ... karar sayılı Bölge Adliye Mahkemesi ilamında bilgi verilmiş olduğu görülmüştür.

 

Bu itibarla; … tarafından yapılması taahhüt edilen ve bugüne kadar yapılmayan tadilatlar için peşinen ödeme yapılması sonucu oluşan toplam … TL kamu zararının Harcama Yetkilisi … (…) ve Gerçekleştirme Görevlisi … (idari ve Mali İşler Şube Müdürü)’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesi, ve değer tespitinde bulunan komisyon üyelerinin sorumlulukları dahil olmak üzere konunun incelenmesi ve gerekiyorsa soruşturulmasını teminen konunun …’in bağlı olduğu … Bakanlığına yazılması yönündeki 253 sayılı İlam hükmünün TASDİKİNE, (...Daire Başkanı … ile Üyeler …, … ve …’ın aşağıda yer alan karşı oy gerekçelerine karşı) oyçokluğuyla,

 

Karar verildiği 05.02.2020 tarih ve 47188 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

 

 

 

(Karşı oy gerekçesi

 

... Daire Başkanı … ve üye …’in karşı oy gerekçesi:

 

İlamda tazmin hükmü; … Bölge Müdürlüğü tarafından … Odasına ait taşınmazın 4734 sayılı Kanunun 22/e maddesine göre satın alınması işleminde, binada bulunan kullanılmış demirbaşlar ile … tarafından yapılması taahhüt edilen ve yapılmayan tadilatlar için ödeme yapılması neticesinde toplam …TL kamu zararına sebep olunduğu gerekçesiyle verilmiştir.

 

İlama konu taşınmaz satın alınması işi 2011 yılında yapılmıştır. İlamda harcama yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan … 2013 yılı Şubat ayında görevden ayrılmıştır. İlamın konusu olan taşınmazın satın alınması işiyle ilgili olarak, harcama yetkilisinin görevden ayrılmasının ardından idari ve yargıya ait çeşitli başvurular yapılmış ve süreçler işletilmiştir. Harcama yetkilisinin Daire aşamasındaki savunması ve dilekçesi esasa dönük bilgi ve belge içermemektedir; Harcama yetkilisi bu bilgi ve belgeleri -mevcutsa bile- edinebilecek durumda değildir. Aynı durum emekli gerçekleştirme görevlisi … için de geçerlidir. Kısacası, 2011 yılında gerçekleşen taşınmaz satın alınması işiyle ilgili olarak ilamda sorumlu tutulan kişiler, 2019 yılı Şubat ayındaki Daire yargılaması sırasında ve 2020 yılı Şubat ayındaki Temyiz aşamasında, kendini savunamamıştır. Bu durumda, –varsa eğer- kanıtlayıcı bilgi ve belgeleri içermeyen savunma ve dilekçelerle hüküm vermek hakkaniyete aykırı olur.

 

Ayrıca, … Bakanlığının önerisi üzerine … Bölge Müdürlüğü tarafından konunun … ile sulh yoluyla çözülmesi girişiminde bulunulmuş, ancak bu girişim …’nun sulh olmayı ve taşınmazın ekspertiz raporunda yer alan “diğer özellikler” kaleminin incelenmesini reddetmesi üzerine sonuçsuz kalmıştır. (Bu noktada, ekspertiz raporunu hazırlayan üç eksperden birinin …’nun genel sekreteri olduğunun bilinmesinde fayda olduğu düşünülmektedir.) …’nun reddi üzerine, konunun takibi ve sorumluluğu … Genel Müdürlük, … Bakanlığı ve tabii …’dadır; … Bölge Müdürlüğünde değildir. …’nun sulh olmayı ve taşınmazın ekspertiz raporunda yer alan “diğer özellikler” kaleminin incelenmesini reddetmesinin sorumluluğu bölge müdürlüğünün harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi olmak üzere iki kişiye yüklenmemelidir.

 

Konuya ilişkin olarak … 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde … tarafından 2013 yılında açılan dava ve sonrasında başvurulan kanun yollarında davanın husumet olmadığı gerekçesiyle usulden reddedildiği, kanun yollarında da bu hükmün onanarak kesinleştiği görülmektedir. 2015 yılında … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde Maliye Hazinesi tarafından açılan davada ise “… sebeplerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın iadesi ve satış bedeli olan … TL ile idarece yapılan diğer giderler olan … TL ekspertiz gideri ve … TL onarım gideri olmak üzere toplam … TL’nin … davalıdan tahsili talep ve dava edilmiştir.” 1.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiş, istinaf kanun yolu başvurusu üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi kararında da istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararlar incelendiğinde, davalarda Maliye Hazinesi tarafından taşınmazın iadesinin talep edildiği ve ilamlarda bu talebin reddedildiği görülmektedir. Her ne kadar davalarda “fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuş” olsa da, bu konuda dava açılmamış olduğu görülmektedir. Diğer bir ifadeyle, Sayıştay Temyiz yargılamasının yapıldığı 2020 yılı Şubat ayı itibarıyla, 253 sayılı Sayıştay ilamında kamu zararı olduğu yönünde hüküm verilen tutar için adli yargıda dava açılması hakkının saklı tutulmuş olduğu, ancak zamanaşımı dolmuş veya dolmasına az süre kalmış olmakla birlikte, bu tutarın dava konusu yapılmamış olduğu görülmektedir. Ayrıca, 253 sayılı Sayıştay ilamında kamu zararı olduğuna hükmedilen tutarın taşınmazın eski sahibi olan … Odası tarafından …’e iadesi konusunda 2020 yılı Şubat ayına kadar herhangi bir idari işlem yapıldığına dair bilgi ve belge de edinilememiştir. Dolayısıyla, taşınmazın satın alınmasının sonrasındaki sürecin maddi yönden tam olarak aydınlatılması, sorumluluğa dahil tutulması gereken başka kamu görevlilerinin bulunup bulunmadığının tespit edilerek sorumluluk hususunun netleştirilmesi gerekmektedir. Bu konuda zamanaşımı süreleri dolmuşsa eğer, buna sebep olunması bakımından da sorumluların belirlenmesi gerekecektir.

 

Bir diğer husus, ekspertiz raporudur. Ekspertiz raporunda yer alan “diğer özellikler” kaleminin içeriği muğlaktır. … TL değer biçilen ve 253 sayılı İlamda kamu zararı oluşturduğu belirtilen “diğer özellikler”in içeriğinin tadilat ve/veya ikinci el demirbaş eşya bedeli olduğu belirsizdir. Satış ve teslim protokolünün 5 inci maddesinde tadilat ve ikinci el demirbaşlar için bağış denilmektedir.

 

253 sayılı ilama esas yargı raporu ve eklerinde açıklığa kavuşturulmamış olan bir konu, …’nun binayı tamirat ve tadilatlarını bitirerek 29.02.2012 tarihinde …’e teslim edeceği, bu tarihte teslim etmediği takdirde geçen her ay için … TL’nin … tarafından …’e ödeneceği yönündeki cezai şartın uygulanıp uygulanmadığıdır. … Bölge Müdürlüğü ve … Defterdarlığı arasındaki yazışmalardan …’nun binayı aylarca …’e teslim etmeyerek işgalci olarak kullanmış olduğu görülmektedir. Bu durumda, 29.02.2012 tarihinden sonra binanın teslim edilmediği her ay için .. tarafından … Bölge Müdürlüğüne … TL ceza bedelinin ödenmiş olması gerekir. Bu konunun denetimler sırasında incelenip incelenmediği yargı raporu ve eklerinden anlaşılmamaktadır.

 

Bu itibarla, 253 sayılı ilam hükmünün yukarıda belirtilen gerekçelerle Bozularak, sorumluların iddialarını ispatlayacak bilgi ve belgeleri edinememeleri ve ekspertiz raporunun muğlak olması dolayısıyla, ilama konu taşınmazın satın alınması işinin maddi gerçekliğin gerektirdiği tüm yönleriyle aydınlatılarak ve sorumluluk konusunda …’nun sulh görüşmelerini sonuçsuz bırakması üzerine yürütülen ve yürütülmüş olması gereken başvuru yolları incelenerek maddi gerçekliğe göre sorumluluğa dahil tutulması gereken başka kamu görevlileri bulunup bulunmadığı tespit edilerek yeniden hüküm verilmesini teminen dosyanın Dairesine gönderilmesi gerekmektedir.

 

 

 

Üye …’nün karşı oy gerekçesi:

 

… Bölge Müdürlüğü tarafından … Odasına (…) ait taşınmazın 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22/e maddesine göre satın alınması, ancak bu hükme aykırı olarak binada bulunan kullanılmış demirbaşlar ile … tarafından yapılması taahhüt edilip de yapılmayan tadilatlar için ödeme yapılması suretiyle toplam … TL kamu zararına sebep olunduğu gerekçesiyle tazmin hükmü verildiği anlaşılmaktadır.

 

Rapor eki belgelerden, idarece hazırlatılan gayrımenkul fiyat değerlendirmesine dair ... tarihli Ekspertiz Raporunda, söz konusu taşınmaz için … TL toplam değer belirlendiği görülmektedir. İlamdaki tazmin hükmünün, kıymet takdir raporunda toplam değer olarak belirlenen … TL’nin arazi, inşaat ve diğer özellikler olarak ayrıştırılan kısımlarından sadece “diğer özellikler” adı altında yer alan … TL’si ile ilgili olduğu görülmektedir. Bu tespitin, Ekspertiz Raporunda belirtilen “Diğer Özellikler” kaleminin, protokolde belirtilen ve alış fiyatı içinde ödemesi yapılan protokol ekinde bulunan “Genel Talepler” başlıklı …’dan yapılması istenen 13 adet tadilat/teslimat için yapılacak ödeme olduğu varsayımına dayandırıldığı, bu sebeple de söz konusu tadilat gerçekleştirilmediğinden, kamu zararının tespitinde 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesindeki “Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması” hükmü esas alınarak karar verildiği anlaşılmaktadır. Zira ilamda “bir mal alınmadan veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması mümkün değildir. Dolayısıyla bahsi geçen protokol ekinde belirtilen 13 kalem tadilat/teslimat yapılmadan bunlara karşılık olarak belirlenen … TL’nin ödenmesi kamu zararı oluşturmaktadır” denilmektedir. Ancak bu bir varsayımdır. Bu varsayımın … Bakanlığının ... tarih ve … sayılı yazısının ekinde bulunan ... tarihli … Bakanlığı İnceleme raporuna dayanılarak ortaya atıldığı anlaşılmaktadır. Zira aynı ilamda “Diğer Özellikler başlığı altında belirlenen … TL’nin hangi kalemlerden oluştuğu ve içeriği hakkında herhangi bir açıklayıcı belge ve bilgi bulunmadığı” da belirtilmektedir. Oysa, … Bölge Müdürlüğü ile … arasında ... tarihinde imzalanan Satış ve Teslim Protokolünün, taşınmazın satış şartlarını düzenleyen, 4’üncü maddesinde ‘… … satış bedelini …’nun banka hesabına tapunun devri şartıyla aktaracaktır’ denilerek taşınmazın bedelinin ödenmesi, tamiratın tamamlanması şartına değil, tapunun devri şartına bağlanmıştır. Nitekim ödeme de tapu devrinden sonra gerçekleştirilmiştir. Bu anlamda tazmin hükmünün “Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması” gerekçesine dayandırılması uygun olmaz. Çünkü mal alınmış daha sonra ödeme yapılmış olup, ödeme tadilatın (hizmetin)yapımına bağlı kılınmamıştır.

 

İlamda, tazmin hükmünün bir diğer gerekçesi olarak “22/e maddesine … göre sadece taşınmaz mal alımı yapılabilir. Binaya sonradan yaptırılacak tadilatlar ve malzeme teslimleri için bu madde kapsamında ödeme yapılması da mümkün değildir” denilmektedir. Oysa aynı ilamda söz konusu satış protokolüne göre, “… tarafından Protokol ekinde belirtilen ve 13 kalemden oluşan tamir ve tadilatları yapacağı, binanın mütemmim cüzü olan malzeme, makine, teçhizat, mobilya vb. demirbaşları …’e belge karşılığı teslim edeceği, bu işler ve teslimler için …’in …’ya hiçbir bedel ödemeyeceği, bağış belgesi karşılığında …’dan devralacağı düzenlenmiştir” denilerek zaten bu tadilat ve teslimlerin bedelsiz gerçekleştirildiği, diğer bir ifadeyle bina alımı dışındaki işlerin 22/e kapsamında gerçekleştirilmediği, bağış niteliğinde olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla bazı tamir ve tadilatlar ile teslimlerin 22/e kapsamında gerçekleştirilemeyeceği gerekçesiyle tazmin hükmü vermek de uygun olmaz.

 

Kamu zararının tespitinde 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesindeki “İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması” kuralı esas alınarak tazmin hükmü verilebilmesi hususuna gelince;

 

Söz konusu bina alımının 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Doğrudan Temin” başlıklı 22/e maddesine göre gerçekleştirildiği görülmektedir. 22/e ye göre idareler ihtiyacına uygun taşınmaz mal alımını veya kiralanmasını ilân yapmaksızın, teminat almaksızın ihale komisyonu kurma ve 4734 sayılı Kanunun 10’uncu maddesinde sayılan yeterlik kurallarını arama zorunluluğu bulunmaksızın, ihale yetkilisince görevlendirilecek kişi veya kişiler tarafından piyasada fiyat araştırması yaptırarak gerçekleştirebilmektedir. “Doğrudan temin” usulü zaten idarelerin bazı ihtiyaçlarını ihale usullerine tabi olmadan basit ve kolay biçimde karşılayabilmesi için getirilmiş bir usuldür. Doğal olarak ihale usullerine tabi olmadan gerçekleştirilecek alımlarda rekabet, tarafsızlık, şeffaflık gibi ilkeler zedelenebilir, komisyon kurmadan, bir anlamda kişilerin takdirine bırakılacak tespitler neticesinde gerçekçi rayiç fiyat tespiti zorlaşabilir. Ancak bunlar tek başına yargısal karar vermek için yeterli olmaz. 4734 sayılı Kanunun ilk halinde yer alan “(e) bendinin uygulanması halinde de piyasada fiyat araştırması yapılması zorunludur” ifadesi 4694 sayılı Kanunla madde metninden çıkartılmıştır. Dolayısıyla ihale yetkilisince görevlendirilecek kişi veya kişiler tarafından piyasada fiyat araştırması yaptırılarak alımın gerçekleştirilmesi yeterli görülmüş, bu araştırma bir şekle bağlanmamış, hatta 4706 sayılı Kanundaki “Hazineye ait taşınmazların satışında, kiraya verilmesinde veya sınırlı aynî hak tesisinde; 4.1.2002 tarihli ve 4734 sayılı Kanuna tâbi olmaksızın, 28.7.1981 tarihli ve 2499 sayılı Kanuna tâbi ekspertiz şirketlerine, rayiç bedel tespit ettirilebilir” şeklinde bir düzenlemeye de yer verilmemiştir. Elbette ki basiretli bir kamu görevlisinin rayiç bedeli, gayrimenkulü satan kurum temsilcisinin içinde bulunduğu bir komisyona tespit ettirmesi ve bunu doğru kabul etmesi eleştirilebilir ancak böyle bir tespit yaptırmaya engel bulunmadığı gibi, ille ekspere tespit ettirilmesi yönünde bir zorunluluk da yoktur. Ancak bu durum idari veya adli bir soruşturmanın konusu olabilir ki, ilamdan bu konuda gerekli yazışmanın da yapıldığı anlaşılmaktadır. Kamu zararının tespiti açısından önemli olan taşınmazın rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınıp alınmadığının tespitidir.

 

Çünkü 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi gereği bir malın rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması mümkün değildir. O halde rayiç fiyat doğru te


Bu sayfa 308 kez görüntülendi.
- Karara ilişkin daha detaylı bilgi almak için soru / cevap kısmından bize ulaşabilirsiniz -

Yargıtay Danıştay Sayıştay

BÖLGE ADLIYE MAHKEMESI

ANAYASA MAHKEMESI


Bu Sitede yeralan verilerin tamamı ihalekararisor.com' a ait olup. İzinsiz kopyalanması ve yayınlanması izni verilmemiştir.

Web Tasarım İntramor