
Yüklenicinin bile bile ve ağır kusuru ile sözleşmeyi hiç veya gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle oluşan zararlar için açılacak davalarda zaman aşımı süresinin 10 yıl olduğu hakkında.
Yargıtay 15. HD
E. No: 2007/7682
K. No: 2008/3192
T: 13.05.2008
…Eserin tesliminden sonra iş sahibi, işlerin olağan gidişine göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve bozukluğu varsa derhal yükleniciye bildirmek zorundadır. Tersi durumda yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulmuş olur. Ancak kasten sakladığı bozukluklarla usulüne uygun yapılan gözden geçirmede fark edilmeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğu devam eder. Eğer, meydana getirilen eserin teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile var olan bozukluğu görülmemişse ortada gizli bir ayıbın olduğu kabul edilir. Ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi öğrenir öğrenmez yükleniciye derhal bildirmek zorundadır. Yüklenicinin imâlini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda; açık ayıplarda Borçlar Kanunu'nun 359., gizli ayıplarda ise 362.maddeleri hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde Borçlar Kanunu'nun 360.maddesinde tanınan hakları iş sahibi kullanabilir. Somut olayda 30.12.1996 tarihli kesin kabul tutanağında kesin kabul tarihinden itibaren 12 aylık süre teminat müddeti olarak kabul edilmiştir. Dosya kapsamındaki ….. İnşaat A.ş�. proje müdürü tarafından davacı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'na yazılan yazıda III.Etap B2 ve B4 bölgeleri inşaatları ile ilgili davacının ihbarda bulunması sebebiyle inşaatlardaki aksaklıkların giderileceğinin bildirildiği ve bu yazının 22.12.1997 tarihinde davacıya intikal ettirildiği ve dolayısıyla ayıp ihbarının yüklenici şirkete Borçlar Kanunu'nun 362.maddesi hükmüne uygun şekilde ve zamanında yapılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu'nun 126/IV.maddesi gereğince yüklenicinin bile bile ve ağır kusuru ile sözleşmeyi hiç veya gereği gibi yerine getirmemesi, özellikle ayıplı malzeme kullanmış veya ayıplı bir iş meydan getirmiş olması sebebiyle oluşan zararlardan ötürü açılan dava 10 yıllık zamanaşımı süresine tâbi bulunmaktadır. Somut olayda da süresi içinde davacı tarafından gizli ayıpların giderilmesi istemiyle yüklenici davalı E____ A.ş�'ye ihbarda bulunulmuş olmasına ve işin teslim tarihi itibariyle on yıllık zamanaşımı süresi dolmadan davanın açılmış bulunmasına göre gizli ayıplı imalâtlarla ilgili talep yönünden işin esasının incelenip davanın sonuçlandırılması gerekirken mahkemece ayıp ihbarında bulunulmadığı gerekçesiyle yüklenici davalı hakkındaki davanın tümden reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır…”